top of page

HARLOW'UN SEVGİSİZ ANNE DENEYİ



Davranışçı psikolojinin bilim dünyasına hakim olduğu 1950 ve 60'lı yıllarda özellikle bebeklerin annelerine karşı hissettikleri duygusal bağlılığın asıl nedeninin annenin bebeğe besin sağlaması olduğu düşünülmekteydi. 20.yüzyılın ilk yarısında batı dünyasından bir çok psikolog fazla tensel temasın bebeğin gelişimini bozacağına inanıyordu. Yine dönemin ünlü davranışçı psikologlarından olan John Watson “Çocuğunuzu evcilleştirmeye başladığınızda, anne sevgisinin tehlikeli bir enstrüman olduğunu unutmayın.” şeklindeki düşüncesiyle annenin ilgisine kritik bir bakış açısı getirmişti. Skinner'a göre ise, çocuğun ağlaması anne kucağından mahrum bırakılarak yani ağlamasını ödüllendirmeyerek sonlandırılabilirdi. 

Psikolog Harry Harlow ise o dönemdeki bilimin tam aksine bebeğin anne sevgisine ve güvenine ihtiyaç duyduğuna inanıyordu. Harlow kendi düşüncesini kanıtlamak için rhesus maymunlarıyla 1970’li yıllarda birçok deney yapmıştı. İlk deneyin amacı yavru maymunların anneye sadece besin veren bir nesne olarak değil, öncelikle ilgi ve şefkat sunan bir nesne olarak ihtiyaç duyduğunu kanıtlamaktı. Bu bağlamda Harlow rhesus maymunlarının yalnız büyütülmesini sağlayarak onların gelişimlerini gözlemledi. Annenin karşılanması gereken tüm ihtiyaçları Harlow ve ekibi tarafından sağlandı. Ancak yalnız büyütülen bebek maymunlar oldukça içine kapanık ve asosyal davranışlar sergilediler. Dış dünyaya çıktıklarında başka maymunlarla temas kurmayı reddettiler. 

Harlow, bu gözlemden çıkan sonuçlar doğrultusunda “Telden Anneler” deneyini yürüttü. Bu deneyde iki farklı düzenek kuruldu. Bu düzeneklerden bir tanesi telden ve tahtadan ve diğeri ise, bezle örtülmüş ve daha çok anne maymunu taklit eden bir düzenekti. Telden anne, yavrular için bir besin kaynağıydı. Bezden olan anne ise, besin için herhangi bir olanak sağlamıyordu. Ancak yumuşak havlu dokumadan yapılmış olan bez düzenek anne sıcaklığını taklit ediyordu. Bebek maymunların iki düzenekle baş başa kaldıklarında, davranışları bilim dünyasını derinden etkileyecek nitelikteydi. Maymunlar telden anneye yalnızca acıktıklarında yöneldiler ve açıkmayacak kadar besin alıp, sonra hızlıca bezden olan anne düzeneğine yöneldiler. Yavruların direkt bez anneye yönelmeleri ve sarılmaları, telden anneyi ise sadece beslenmeye ihtiyaç duyduklarında tercih etmeleri dikkat çekiciydi. 
Harlow, bu deneyle sadece beslenmeye değil, bununla birlikte anne sıcaklığına da ihtiyaç duyulduğunu ispatlamıştır. Bu bağlamda yavru maymunların öncelikli tercihi beslenmek değil, anne sıcaklığı olmuştur. 

KORKU VE GÜVEN
Harlow diğer bir deneyinde ise Marry Ainswort'un yabancı durum deneyini de referans alarak güven duygusunun gelişiminde annenin rolünü incelemiştir. Harlow deney için korkutucu sesler çıkaran bir robot tasarlamıştır. Bu robot çalıştığında rhesus maymunları direk bezden anneye sığınmış ve ona sarılmışlardır. Deneyin ikinci aşamasında Harlow maymunların savunmasız ve bilmedikleri bir ortamda ne yapacaklarını da gözlemlemiştir. Bezden annenin bulunduğu, yabancı odaya giren maymunlar, ilk önce annenin yanına gitmiş ve ondan duygusal destek alarak, odayı keşfetmişlerdir. Bezden annenin olmadığı odaya giren maymunlar ise, korkmuş ve saldırgan hale gelmişlerdir. Bebek maymunlarda çığlık atma, sallanma ve sık sık donup kalma davranışı gözlemlenmiştir. Maymunlar için yabancı bir ortamda keşfetme davranışı ancak annenin sıcaklığı sayesinde mümkün olmuştur. 

SOMATİZASYON
Bir diğer araştırmada sadece telden anne veya bezden anne ile büyütülen yavrulardaki sindirim farklılıkları incelendi. Her iki grupda eşit miktarda kilo aldılar; ancak sadece telden anne ile büyütülen yavrular süt sindiriminde sorun çektiler ve sıklıkla ishal oldular. Harlow, bu veriden yola çıkarak dokunsal temas yoksunluğunun sindirim sorunlarına yol açtığını ileri sürdü. Bu sonuç, günümüzde halen kabul görmektedir.
Bu deneylerden sonra Harlow yumuşak vekil annenin gerçek annenin yerine geçebileceği tezini savunmuştu. Ancak sonradan yürüttüğü laboratuar deneylerinde işler onun beklediği gibi ilerlemedi. Yumuşak vekil annenin yanında büyüyen maymunlar çiftleşmek için dışarı çıkarıldıklarında agresif tavırlar sergilemişlerdi. Dişi maymunlar erkeklere saldırıyor, dişi ve erkek maymunlar birbirleriyle kesinlikle yakınlık kurmuyorlardı. 

TEMAS, HARAKET VE OYUN
Harlow bunun üzerine gerçek anne yerine geçen vekil annenin bebek üzerindeki etkilerini araştırmak için başka bir deney daha yürüttü. Pelüşten olan vekil anneyi sallanabilen ve haraket edebilen bir duruma getirdi. Üstelik bu oyun süresi deney boyunca yarım saat ile sınırlandırılmıştı. Haraket eden vekil anne ile büyüyen maymunlar diğer rhesus maymunlarına nazaran daha sağlıklı bir gelişim sergilediler. Bu deney sonucunda Harlow sağlıklı bir ruhsal gelişim için yalnızca tensel temasın yetmediği aynı zamanda haraket ve oyununun da önemli olduğu sonucuna vardı.

SONUÇ
Bebek maymunları annelerinden ayırarak yaptığı gözlemlerle Harlow o döneme göre oldukça sıra dışı olan tezleri gün yüzüne çıkardı. Ancak yürüttüğü acımasız deneylerle bilim dünyası tarafından ağır eleştirilere maruz kaldı. 70'lı yıllara kadar davranışçı psikolojinin etkisi altında olan bilim dünyası, ilgi ve şefkatin bebeği şımartacağına inanıyordu. Harlow'un deneyleri sevgi ve temasın bebeğin ruhsal gelişimindeki önemini gün yüzüne çıkarmış oldu. 
Günümüzde yetiştirme yurtlarında, sevgi evlerinde dokunmanın ve sevginin önemi doğrultusunda bebeklere bakım sağlanıyorsa, bunda şüphesiz ki Harlow'un payı büyüktür. Harlow kendi dönemine göre son derece sıra dışı kabul eden bir tezi deneyleriyle kanıtlayarak, bebek bakımındaki tutumların derinden değişimine katkıda bulunmuştur.

Uzm. Pedagog Elda TATLI

36 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comentarios


PSİKOSENSE.png
bottom of page